Alzheimer hastalığı nedir?

Alzheimer hastalığı, yaşlılıkta beyin hücrelerinin ölümü sonucu hafıza kaybına ve bunama neden olan geri dönüşü olmayan nörolojik bir hastalıktır. Hastalık hain bir başlangıca sahiptir ve yavaş ilerler ve yaşla birlikte kötüleşir.

Alzheimer için risk faktörleri:

  • Ebeveynlerden heredity
  • Kafa yaralanmaları
  • Depresyon
  • Hipertansiyon

Alzheimer hastalığında semptomlar:

  • Bellek kaybı
  • Daha az muhakeme yeteneği
  • Nesneleri garip yerlere yerleştirme
  • Karışıklık, işleri sıralama gibi işlev ihlalleri
  • Gerginlik, stres, saldırganlık ve depresyon gibi kişilik değişiklikleri
  • Olay, zaman ve insan kavramlarında karışıklık
  • Yinelenen sorular
  • Bilinen görevleri gerçekleştirirken karşılaşılama sorunları
  • Uyku problemleri
  • Konuşma sorunları
  • Halüsinasyonlar ve sanrılar

Alzheimer hastalığı tanısı

Erken tedavi için zamanında ve doğru tanı büyük önem taşımaktadır. Tanı testi kullanılmamasına rağmen birçok tıbbi tanı testi birlikte kullanılarak hastalığın doğru tanısı konulabilir. Alzheimer hastalığı belirtileri olan hastalar genellikle nörolojik kliniklere giderler. Uzmanların tanısının konulabilmesi için hastanın sağlık geçmişi, ilaç kullanımının yanı sıra günlük aktiviteleri yapabilme yeteneği ile kişisel ve davranışsal değişiklikler hakkında soruların cevaplanması gerekmektedir. Bu soruların cevaplarından yola çıkarak doktorlar hafıza, problem çözme, dikkat, sayım ve dil becerilerini ölçmek için tıbbi taramalar yapabilirler.

Tanı çalışmaları:

  • kan ve idrar testleri
  • MRI beyin taraması
  • pozitron yayan tomografi (PET)
  • elektroensefalografi (EEG)

Tedavi yöntemleri

Şu anda Alzheimer hastalığının başarılı bir tedavisi yoktur. Hafızayı iyileştirmek veya günlük görevlerle başa çıkma yeteneği gibi bazı semptomlara geçici olarak yardımcı olabilecek ilaçlar mevcuttur. Bu ilaçların çoğu kolinstheraz inhibitörleri adı verilen bir sınıfa aittir. Asetilkolin adı verilen ve sinyallerin nöronlar arasındaki hareketinden sorumlu olan beyindeki doğal bir maddenin parçalanmasını önlemeye yardımcı olabilirler. Bununla birlikte, nöron kaybını yavaşlatan veya durduran hiçbir ilaç yoktur.

Sinir hücrelerinin yerini alacak kök hücre tedavisi

Yağ dokusundan gelen kök hücreler, hastalık ve yaralanmalarla ilişkili hasarlı dokuyu onarıp yenileme yeteneğine sahip immünomodülatör ve antienflamatuar fonksiyonel özellikler de dahil olmak üzere çeşitli fonksiyonel özelliklere sahiptir.

Beyindeki büyüme elementlerini uyarmak için kök hücreler genetik olarak da değiştirilebilir. Kök hücre tedavisi, beyin yaralanmaları, felçler, Alzheimer hastalığının neden olduğu hasarı onarmanın ve elbette hastalıktan etkilenen hasta ve ailenin entelektüel işlevini ve yaşam kalitesini geri kazanmanın en pratik ve etkili yollarından biridir.

Kök hücreler, beyin hasarı ve motor nöron hastalıklarından etkilenen hastalarda Alzheimer hastalığının neden olduğu hasarı onarmak ve bilişsel işlevi geri kazandırmak için potansiyel sağlar.

Kök hücre tedavisi nedir?

Terapötik işlem sırasında genel anesteziye gerek yoktur. Uzmanlar, kemik iliğine veya karın bölgesine yerleştirilen ve kolayca bulunabilen kök hücrelere ulaşmak için az miktarda vücut dokusu alırlar. Bu basit işlem tamamlandıktan sonra kök hücreler dokudan ayrılır ve aktive edilir. Sonunda hastanın vücuduna geri dönerler. Tüm bunlar sadece birkaç saat içinde yapılır. İşlem tamamen güvenli, hızlı, basit ve ağrısızdır. Bu, bir dizi hastalık için kullanılan yenilikçi bir tedavi yöntemidir. Reddedilme, yan etkiler ve immün reaksiyonların olmaması, vücut ile kendi mezenkimal kök hücreleri arasındaki ilişki ile açıklanmaktadır. Bu nedenle, hastaya bulaşıcı hastalıklar bulaşamaz. Erişkin kök hücreler yeterince olgun olduğu için hastalar onkolojik komplikasyon tehlikesi altında değildir.

Kök hücre tedavisi sonrası gelişmeler:

  • Geliştirilmiş davranış ve ruh hali
  • Karışıklığı azaltın veya ortadan kaldırın
  • Motor becerilerindeki gelişmeler
  • Geliştirilmiş bilişsel işlev
  • Bellek kaybını azaltın
  • Artan enerji